İzdivaç programları tarihinde görülmemiş hadise!

İzdivaç programlarının başladığı günden bu yana böylesi görülmedi!

”Evin varmı, araban var mı, maaşın ne kadar, nasıl geçineceğiz, cebin ne kadar derin, cimri misin?” gibi soruların sorulduğu karşı cinsin tipine, yaşına bakmaksızın servetine göre değer biçildiği söylenilen, Türk ahlâk ve gelenekleri ile örtüşmediği için yerden yere vurulan izdivaç programlarında ilk kez böyle bir durum yaşandı.

Esra Erol’un hazırlayıp sunduğu programda gelin adayı olarak talibini bekleyen hanım kızımız, karşısına çıkan ‘büyük’ kısmeti geri çevirdi.

Buyrun izleyelim:

Mesele damat adayı değil, asıl mesele canlı yayın esnasında dolaşan muhabbetler…

Hem kendisini hem gelin adayını hem de stüdyoda yer alan tüm konukları küçümseyen bir tavır sergiledi Esra Erol…

Madem izdivaç programlarında çok hayırlı bir iş yapıldığı söylenior, karun kadar zengin olsa da bir insan bu kadar yüceltilmemeli ve adaylara ‘eşit’ davranılmalı…

Gelin adayının ‘hayır’ kararı vermesini de bu ‘yüceltmeye’ bağlamalı…

Türkiye’de engellenemeyen işçi ölümleri

İşçi ölümleri Türkiye’nin son zamanlarda kanayan yarası haline geldi. Yaşadığımız olaylar Türkiye’de insan hayatının ne denli ucuz olduğu gerçeğini bir kez daha yüzümüze vurdu. Soma’da maden faciasında 301 işçi öldü. Mecidiyeköy’de inşaatta asansör kazasında 10 işçi hayatını kaybetti. Yine bir maden ocağında şuan 18 işçi mahsur kalmış durumda. Yaşıyor mu yaşamıyor mu belli değil. En son olarak da bugün Isparta’da işçileri taşıyan minibüs devrildi. 18 kişi hayatını kaybetti 27 kişi de yaralandı.

Bu işçi ölümleri ne ilkti, ne de maalesef son olacak. Bunun önüne geçilebilir mi, tabi ki geçilebilir. Firmaların üç kuruş daha fazla kar etmek için almadıkları önlemler daha kaç ailenin, kaç ana babanın, kaç çocuğun canını yakacak? Bu konuda devlete çok büyük görev düşüyor. Böyle durumlarda işverene öyle cezalar verilmeli ki daha sonra yaşanabilecek iş kazaları için caydırıcı olmalı. İş sahibi bu konuda tedirgin olmalı yani.

Son olarak işçi ölümleriyle ilgili acı bir rakam paylaşalım. Türkiye 2014 yılının ilk 9 ayında işçi ölümleri sayısında dünyada 3. oldu. İlk 9 ayda Türkiye’de 1414 işçi hayatını kaybetti. El Salvador ve Cezayir’in ardından bu sayı ile dünyada 3. Sırada yer alıyoruz..

Eski günlerini arayan Manchester United

Sir Alex Ferguson’lı günlerini mumla arayan Manchester United’ta Moyes teknik direktörlüğünde inişe geçen takım geçen sene ligi 7′nci sırada bitirerek Moyes yönetimine son verdi yerine getirilen Louis Van Gaal yönetimindeki yeni Manchester United’da ise kötüye gidiş devam ediyor.

Geçen seneki ligde kötü konumunun ardından Avrupa’ya gidemeyen Manchester United’da Van Gaal yönetiminde istikrarsız gidiş sürmekte, Angel Di Maria, Radamel Falcao, Herrera, Blind transferleri takımın yükselişine gözle görünür bir katkıda bulunmamakla birlikte,Van Gaal’in oyun yapısı ve sistemi Manchester United’da kötü günlerin yaklaştığını işaret etmekte

Dünyanın en zengin 3 kulübü arasında bulunan Manchester United, bu sene ilk defa ilk 3 kulüp arasına giremedi, Real Madrid 519 milyon euroluk geliriyle listede dokuzuncu kez üst üste ilk sırayı alarak daha önce Manchester United’a ait olan rekoruda kırmış oldu

Ülkücülük gayriciddileştiriliyor mu?

1969 yılında Alparslan Türkeş’in kurduğu Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte oluşan, yayılan ve Türkiye’nin önde gelen teşkilatlanmalarından biri olan ülkücülük, geçmişe nazaran daha ‘gayriciddi’ bir tavra bürünmeye başladı sanki…

Sosyal medya ile birlikte düşünce özgürlüğünün tavan yaptığı şu günlerde önüne gelen ülkücülüğü ‘cCc’ işaretiyle ve ‘okul çıkışı kavgalarına adam toplama’ eylemleriyle bağdaştırmaya başladı. Buna benzer birkaç örnek daha verilebilir. Ama işin özüne dönecek olursak; Temelinde yatan ‘Türklük’ ideolojisinden uzaklaştırılarak ‘dalga konusu’ haline getirilmeye çalışılan ülkücülük, gündelik hayatımızda da bize ‘ilginç’ görüntüler sunuyor.

İşte onlardan biri :

Amcanın coşması normal bir durum olmasa gerek…

Cenaze bir ülkücü cenazesi o da belli…

Ama amcayı bu kadar ulumaması konusunda uyarmak lazım. Bir yerden Devlet Bahçeli’nin kulağına falan gider. Ocaktan atılır…

Bu da bonus :

Çakallarla Dans Sıfır Sıkıntı geliyor

Çakallarla Dans’ın 3. filmi olan Sıfır Sıkıntı’nın fragmanı yayınlandı. Sevilen komedi filmi 5 Aralık’ta vizyona girecek. Filmde yine başrolleri Şevket Çoruh, İlker Ayrık, Timur Acar ve Murat Akkoyunlu paylaşıyor. Onun dışında filmde sürpriz konuk oyuncular da yer alıyor.

Film, Del Piero Hikmet’in bir kıza aşık olması üzerinden ilerliyor. Hikmet, bindiği vapurda hayatının kırılma anını yaşıyor ve Mihriban adında bir kıza aşık oluyor. Ancak kız dilsizdir. Hikmet ve Mihriban zamanla birbirlerine aşık olurlar. Hayatında ilk defa eli bir kız eline değen Hikmet Mihriban’la evlenmeyi kafasına koyar ve kızın annesinin karşısına çıkar. Annesinin ise Hikmet’ten tek bir isteği vardır. Kızının tekrar konuşması…

Kızın ameliyatı için kahramanlarımız parayı bulmaya koyulurlar ama para çakallık yapmadan bulunabilecek bir para değildir. Bu yüzden Kayınço Gökhan, Muhasebeci Servet, Köfte Necmi ve Del Piero Hikmet çakallık yapıp başlarını yine belaya sokarlar. Ama iyilik için yapılan çakallık çakallık sayılır mı?

İşte beklenen filmin o fragmanı..

Güldür Güldür Show’un önlenemez yükselişi

Ali Sunal’ın sunduğu Güldür Güldür Show programı başlarda pek başarılı olamasa da bugünlere gelmek için bir çok zorlu yolu aşarak ulaştı, 5′er Beşer ile başlayan macerası İnsanlar Alemi olarak değişen program son haliyle Güldür Güldür Show olarak karşımıza çıktı

Aziz hoca olarak oyunculara nasihatler veren eğitmen rolündeki Ali Sunal skeçlerde
masasındaki zili çalarak oyunculara öğütlerde bulunuyor,  Beşiktaş Kültür Merkezinde her hafta bir ünlüyü konuk eden Güldür Güldür Show programı başarılı grafiğini ve izlenme sayısını günden güne arttırarak devam ettirmekte,

FOX Tv’de başladığı yayın serüvenine Show TV’de devam eden Güldür Güldür Show, 5 oyuncuyla başladığı macerada bugün birbirinden başarılı oyuncularla reytingleri altüst etmeye devam ediyor, Başarılı oyuncular sırasıyla Alper Kul, Çağlar Çorumlu, Onur Buldu, Aylin Kontente, Onur Atilla, Doğa Rutkay, Özge Borak, Erdem Yener, Aziz Aslan, Meltem Yılmazkaya, Yavuzhan Doğan, Dilşah Demir, Burak Topaloğlu

Güldür Güldür Show 30 Ekim yayınlanacak bölümünün bu haftaki konuğu Halil Sezai Paracıkoğlu,

‘Mavi Fil’ Asla Unutulmaz

Sene 2004…

Chelsea’nin efsanelerden oluşan bir takım oluşturma çalışmalarının yeni yeni başladığı zamanlar… İngiltere Premier Ligi’nde ve Avrupa arenasında alınmak istenen başarılara bir tür ulaşamayan Chelsea, kuvvetli ama aynı zamanda teknik bir forvet arayışına girdi. Aynı sene takımın başına getirilen ve ilerleyen zamanlarda Chelsea’yi bir dünya devi yapacak olan Jose Mourinho’nun aklında ise tek bir isim vardı : Didier Drogba

2003-2004 senesinde Marsilya’da fırtınalar estiren Fildişili Drogba, 2004′te Chelsea takımına transfer olup 8 yıl sürecek olan bir serüvene ilk adımı atar.

Attığı müthiş gollerin yanında takımını sırtlayan bir oyuncu profili çizen Drogba başta hocası Mourinho olmak üzere milyonlarca Chelsea taraftarının gönlüne taht kurar. Taraftarlar onu öylesine sever ki; kudretine yakışır bir takma ad koyar : Mavi Fil

Chelsea ile başarıdan başarıya koşan Drogba, 2012 sezonunda Şampiyonlar Ligi finalinde kupayı getiren golü atar ve takımdaki misyonunu bir bakıma tamamlamış olur. O artık bir efsanedir…

Bir sonraki sezon Galatasaray’a transfer olan Drogba, kendisinden beklenen başarıyı gösterememiş olsa da sarı-kırmızılıların en sevilen futbolcusu olmayı başarır. 2014-2015 sezonunda ‘kahraman’ı olarak gördüğü Jose Mourinho’nun Chelsea’ye dönmesi ile o da ‘yuva’ya dönüş yapar.

Ve tarih 26 Ekim 2014… Drogba Chelsea forması ile yine sahnede. Ezeli rakibi Manchester United’a sıfırdan kafa golü atıyor. Mourinho başta olmak üzere tüm Chelsea taraftarına ‘geri döndüm’ mesajı veriyor.

Maç, Manchester’ın son dakika golüyle 1-1 tamamlansa da futbolseverlere güzel bir anı bırakıyor ardında : Dünya üzerindeki en güçlü hafızaya sahip olan filler hiçbir şeyi unutmaz, Mavi Fil ise asla unutulmaz...

İşte Drogba’nın gol attığı Manchester UTD – Chelsea maçının kısa özeti :

Medcezir seyirciyi ekrana kilitleyecek

Cuma akşamlarının sevilen dizisi Medcezir’in 46. bölüm fragmanı yayınlandı. Başrollerini Serenay Sarıkaya ve Çağatay Ulusoy’un paylaştığı dizinin yeni bölümünde Yaman, Mira’yla Orkun’un kaldığı otele gidip olay çıkartıyor. Yeni bölüm 31 Ekim 2014 Cuma akşamı sizlerle..

Mira’dan ayrı olan Yaman deliye dönüyor. Mira’yla Orkun’un kaldığını düşündüğü otele gidip güvenliklerle tartışıyor ve olay çıkartıyor. Yaman’ın başının polisle derde girmesi Selim’i de sinirlendiriyor. Selim, Yaman’a Mira ile olan ilişkilerinin bittiğini, peşinden koşmanın ve bela olmanın erkekliğe sığmayacağını söylüyor.

Diğer yandan Uzay ile Orkun da Mert ile Eylül’ün arasını bozmayı planlamaktadır. Uzay, Eylül’ün Mert’ten ayrılıp yazın kendisiyle tatile çıkacağını düşünmektedir.

Yaman ise Mira’yla arasını düzeltmek için bir şans elde etmiştir ama o şansı eline yüzüne bulaştıracaktır.

İşte Medcezir’in yepyeni fragmanı..

Galatasaray’da kötü gidişatın faturası Prandelli’ye mi kesilecek?

Şampiyonlar Ligi’nde alınan başarısız sonuçların ardından Cesare Prandelli ve Burak Yılmaz’ın öncelikli hedefimiz kendi ligimiz ve 4. yıldız açıklamalarının ardından Başakşehirspor karşısında alınan 4-0′lık yenilgi taraftarların sabrını taşırdı.

Taraftarların maçın ardından Fulya Metin Oktay tesislerine giderek Prandelli’yi istifaya çağırması, Burak Yılmaz ve Selçuk İnan’a sitemi ve kadro dışı bırakılan Sabri Sarıoğlu’na destekleri Galatasaray’da suların kaynadığını işaret ediyor.

Fenerbahçe karşısında alınan 2-0′lık galibiyet Prandelli’nin kredisini uzatmış olsa da, yapılan olağanüstü genel kurulda Galatasaray’ın 35. başkanı seçilen Duygun Yarsuvat’ın nasıl bir hamle yapacağı merak konusu.

Başakşehirspor yenilgisinin ardından Abdurrahim Albayrak ile görüşen Cesare Prandelli’nin istifa etmesi an meselesi olarak görünüyor.

Yeni teknik direktör adayları arasında ise efsane oyuncu Georghe Hagi, Ersun Yanal, Hikmet Karaman ve Murat Yakın konuşulan isimler arasında.

 

 

Ya Ülkemizde Olsaydı?

Ecnebi kardeşlerimiz ”Para tüm kapıları açar” ya da ”Paranın satın alamayacağı bir şey yoktur” felsefesinin bir ürünü olarak Bugatti marka spor arabanın kadınların üzerindeki etkisini ortaya koyan bir sosyal deney yapmışlar.

Kemeralardan bihaber olan denekler, 1.5 milyon dolarlık arabanın sahibi tarafından ahlaksız tekliflere ‘maruz’ kalıyorlar. ‘Maruz’ diyoruz ama ortada ‘madur’ yok…

Görüntülerde, park halindeki son model bir Bugatti’nin yanına ‘kendi hür iradesi’ ile yaklaşan ve sahibi ile iletişime geçen hanım kızlarımızın eriyip bittiği anlar yer alıyor. Markası ya da tasarımı da pek önemli değil aslında… Asıl olan arabanın maliyeti ve kafalarda patlattığı dolar işaretleri…

İşte son model spor arabası olan gencin kadınlara sunduğu ahlaksız teklife aldığı yanıtları içeren o video :

İnsan durup da düşünmüyor değil :

Acaba aynı deney ülkemizde yapılsa nasıl sonuçlar çıkardı?